Sergiler

“GEÇİŞLER”
Fevzi Karakoç
16 Ocak- 16 Şubat 2020

 

Karakoç’un resimlerinde monokrom arkaplan, tek bir rengin zenginleştirilmiş tonlarında, olabildiğince tesadüfi bir şekilde elin fırçayla koordinasyonunda kendisini bulur. Boya neredeyse hiçbir zaman belli bir açının tekrarlarıyla sürülmez, kaotik bir boyamanın izindedir. Arkaplanın monokromluğunun kırıldığı örneklerdeyse, kırık beyaz, sarı, gri gibi renklerden birisinin, yarı şeffaf bir yapıyla, koyu renk bir zemin üzerine tül benzeri bir örtü olarak çekildiğine tanık oluruz. Böylelikle renk ikiye çıkarılsa da, retinaya düşen etki yalın kalır.

Karakoç bu şeffaf boyamada fırça darbelerinin görünürlüğünü önemser. Darbeler olabilecek her açıdan zemini süpürürlerken bir yandan yüzeyi boyarlar, bir yandan da ondan boyasını geri alırlar. Kalan izler; yolun, sınırın, gökyüzünün ya da herhangi bir mekanın veya coğrafyanın tümüyle dışlandığı bu arı soyutlamada boş arka planın sığ değil derin bir yüzey olduğuna işaret eder. Karakoç’ta monokrom bu arkaplan, resmin bizatihi kendisidir.

Fakat Karakoç resmini bu arı soyutlama üzerine kursa da, onu yineleyen figürlerle eşleyerek bir ritim de tutar. Ritmin taşıyıcılığını yapan figürler bazen biberler, bazen narlar, bazen tüyler ve çoğunlukla da atlardır. Soyut bir denklem üzerinde dört bir yana koşuşan atlılar, hep yandan çizilmiş özdeş lekelerdir. Resmin sağdan sola ya da baş aşağıya çevrilmesi, resmin herhangi bir kayıp yaşamasına yol açmaz. Kaotik soyutlamanın oluşturduğu arkaplanın aksine, ritmi üreten grafik öğeler çoğunlukla simetrik bir dağılımdadır. Tekrarlayan bu figürler, aynı imgenin basit lekelerle oluşturulmuş sade betimlemeleridir, herhangi bir temsil yetkileri yoktur.

Karakoç bize bir öykü, anlam ya da mesaj iletmez. Resmi ikincil kılıp da bir anlatı üretmeyi reddeder. Resmi, resim diliyle verir. Karakoç resmi, kültürel öğeler haricinde kendi dışına kapalıdır. Seçtiği figürler ve tasvirleri bir öz taşımamakla birlikte, kültürel olarak Batı değil, Doğu kültürüne yakındır, Avrupa merkezli sanatın dışarısında davranabilen otonom bir donanımdadır. Bu, Karakoç’un otonom resmidir.

Yalın Alpay

 


“TRANSITIONS”
Fevzi Karakoç
16 January- 16 February 2020

 

In Karakoç’s paintings, monochrome background finds itself in a single colour’s enriched hues, in the coordination of the hand with brush as adventitiously as possible. Hardly ever is the colour applied with a certain angle’s repetitions; it is on the track of a chaotic colouring. In the exempla where monochrome of the background is broken, we witness that one of the colours like off-white, yellow, grey, with a translucent structure, spreads on a dark coloured floor as a tulle-like cover. In this way, even though the colour is duplicated, impact on the retina remains simple.

Karakoç minds the visibility of brushstrokes in this transparent painting. While the strokes sweep the floor from every possible angle, on one hand they paint the floor, on the other hand they take the paint back. Remaining marks, in this pure abstraction where path, verge, sky or any place or geography are completely alienated, indicates that blank background is not shallow but a deep surface. In Karakoç, this monochrome background, per se, is the painting itself.

But, even though Karakoç builds his painting on this pure abstraction, he also keeps a rhythm by matching it with duplicative figures. Figures that carry the rhythm are sometimes peppers, sometimes pomegranates, sometimes feathers and mostly horses. Cavalcades who run to the four winds on an abstract equation are identical spots always drawn from the side. Rotating the painting from left to right or upside down does not cause any loss to painting. Contrary to the background formed by chaotic abstraction, graphic factors which produce rhythm are mostly in a symmetrical distribution. These repetitious figures are the pure descriptions of the same image which has been formed with simple spots; they do not have any power of representation.

Karakoç does not convey us a tale, meaning or message. He refuses to produce a narrative instead of painting. He gives the painting with painting language. Karakoç painting is closed to its external except cultural factors. Though the figures and depictions he picked do not bear an essence, they are close to the East culture not the West culture; he is in an autonomous complement which can act apart from Europe based art.

Yalın Alpay

Çeviri: Muhammet Ali Kızılkaya

GEÇMİŞ SERGİLER

“KESİŞMELER”
Türkiye Modern Resminden Bir Kesit
5 Aralık- 12 Ocak 2019

 

Gallery 11.17 Türkiye modern resminden bir kesit sunan “Kesişmeler” isimli karma sergisi ile Türk resim sanatının usta isimlerini ağırlıyor.
5 Aralık ‘ta sanatseverler ile buluşacak olan ve Türkiye modern sanatının önemli isimlerinin yer alacağı sergide Leopold Levy’den, Burhan Uygur’a; Avni Arbaş’tan Bedri Rahmi Eyuboğlu’na; Nejad Devrim’den Mübin Orhan’a dönemin öne çıkan birçok ismi sanatseverler ile buluşuyor.
Türk resminde 1945 sonrası girilen yeni döneme şahitlik yapan sergi, dönemin ressam kuşağı ve onun kendini yenilemekten çekinmeden güncelleyen ardıllarından bir seçki sunuyor. Kesişmeler” Türk resim sanatının önemli uğraklarına şahitlik etmemizi sağlamanın yanısıra seçkide yer alan eserlerin geçici heveslerin değil resim bilgi ve zanaatının güncel kalan formlarının sağlam örneklerini içeriyor olması açısından da önem taşıyor.
Sergi 12 Ocak 2019 tarihine kadar Pazar ve Pazartesi günleri dışında her gün saat 11.00 ile 19.00 arası GALLERY11.17’de izlenebilir.

GEÇMİŞ SERGİLER

MEVLÜT AKYILDIZ “TERAZİ LASTİK CİMNASTİK” İSİMLİ CAMALTI RESİM ve HEYKEL SERGİSİYLE GALLERY11.17’ DE
17 Ekim – 1 Aralık 2019

 

Caddebostan’da sanat dünyasına yeni katılan Gallery 11.17 açılışında Mevlüt Akyıldız’ın İstanbul’da ilk kez sergilenecek olan 30’a yakın camaltı resmi ve 12 heykeli 2017 Tophane’yi Amire Kültür Merkezi sergisinden sonra ilk kez İstanbul’da sanatseverler ile buluşuyor. Ege Yılmaz doktora tezinde Akyıldız’ın sanatından şöyle bahsetmektedir; Akyıldız’ın resimlerine verdiği isimler ve resmin konuları halk dilinden seçilmiş vecizeler, atasözleri, deyişler ve masallardan oluşur. Sanatçı için isimler önemlidir. Üretim sürecinde çelişkilerden yola çıkan sanatçı eserlerinde hiciv ve ironiden yararlanmış, kendini bu şekilde ifade etmiştir. Şair ve yazar Ahmet Telli ise Mevlüt Akyıldız’ın resim ve heykelleri için şöyle demektedir; Gerçekliği tersyüz ederek gülümseten; gülümsetirken de kültürel, yaşamsal alanlardaki zıtların birliğinin alttan alta işlediğini fark ettiren resimler bunlar. İronik bakışla popüler kültürle dalga geçerken, uyumsuzluğun, kaotik olanın ritmi devinir figürlerde. Renklerin birbirleriyle diyaloğu da pekiştirir bunu. Böylece üslupçu bir sanatçı kimliği edinir ressam. … Üslupçu bir ressam dedik Akyıldız için. Nitekim minimal heykellerinde de ironi başat öğedir. Bu heykellerdeki kadın figürleri başlı başına değerlendirme konusu olabilir. Erkek egemenliğine meydan okuyuşun yanında, diklenen bir tavırla özgüvenin parodisi olarak da okunabilir bunlar. “TERAZİ LASTİK CİMNASTİK” İsimli sergi 17 Ekim-1 Aralık 2019 tarihleri arasında Pazar ve Pazartesi günleri dışında her gün saat 11.00 ile 19.00 arası GALLERY11.17’de izlenebilir.